Bakalım kafayı bulunca ne zırvalayacağız….bulmadan da zaten zırvalarız…. Neyse bütün hassasiyetim(şimdi buna konsan-tır-asyon diyorlar…. Kayboldu… Marmaris teki abim aradı gülmekten katılıyor, meğersem Stockholm daki diğer abim için (Yaş ,elim gitmiyor yazmaya… tam 65……)jandarma gelmiş, Cahit i,Stockholm, dakini askere çağırıyorlarmış… Jandarma gelmiş soruşturuyor, tanıyomusunuz, kimdir,nerdedir,adresi filan diye….
Derken o sitedeki hanımlardan biri,Hasan ın İsvaçtaki kardeşi olacağını tahmin etmiş. -Adamın doğumu ne ?diye sormuş. Erler kağıta bakmışlar, 1944 demişler, kadın da , Oğlum 1944 doğumlu bir insan kaç yaşında olur?sizin haberiniz varmı?Erler, düşünmüşler, hesaplamışlar, 65 yaşında olur.demişler.Sonra, Senin Deden varmı?diye sormuş…- Var abla demiş bir tanesi, kadın sormuş: kaç yaşında ? oğlan demiş .- elliüç yaşında .Kadın sormuş, ne yapıyor?–Hiiiç evde oturuyor. Kadın tekrar sormuş –Ne dersin Askerlik yapabilirmi? Er demiş yok be abla…ne askerliği, öyle köşesinde oturur,düşünür, tek başına minibüse binip te İlçe ye gidemez bile demiş.Kadın da madem öyle, sen git, bu konuştuklarımızı,Komutanına söyle, O da kendi Komutanına söyler,belki birisi anlarda zavallının peşini bırakırlar demiş.Gülüşmüşler, Jandarmalar gitmiş.
Adamlar ben kendim bildim bileli bizim Cahit e kafayı takmışlar… Cahit gittiğinde daha 18 di, bir daha gelmedi…. Nezaman ki İsveç pasaportunu aldı , ozaman , ismini de değiştirmiş korkudan, Güneşli yi aynen tercüme etmiş “Solveig” yapmış, hatun ismi dir bu İsveçte, pekde kaknem kızlara koyarlar , pardon şimdi hatırladım benim bir tane “Solveig”vardı Grönalund da Dansing vardı orda tanışmıştım…. , sözün kısası sene 62 Cahit gitti, kapıya polis dayandı bir akşam üzeri… Israrla Cahit i soruyorlar, adresini filan…Babam, tamam dedi vereceğim adresini, yazın bakalım ,polislere adresini yazdırdı inatla…. Şöyle gibi : Flemingsgatan 38 3 trp up,34870 Stockholm Sweden…..Adamlar kurdeşen döktüler, Polisler anladık beyefendi yazmasak da olur diyorlar,Babam banamısın demiyor, adamlar hasta oldu, tövbe getirdiler.Tamam abi filan diyorlar, Yaz…. Komut geliyor, yarım saat aldı bu imla dersi, Annem de geldi –Yeter Zeyyat bırak gitsinler,olmaz….Komut geliyor…. Yaz…….Kuran ın OKU su gibi… bu başka …YAZ….!!!
Zavallılar ı sonunda bıraktı, Zeyyat abi Karakola bekleriz… filan… Bilmiyorlar ki Bizimki iki akşam sonra, koltuğunun altında, Bir küçük Yeni, biraz Lakerda , Karakola düşer…. Çilingiri kurdurur, adamları Zeyyat müridi haline getiririr.Bir müddet sonra birgün kapı çalınır,Şey,Zeyyat abi evdemi yenge?Yok evladım.Sen kimsin?Yenge ben polis Niyazi….İyi o zaman çok selam söyle, Zeyat Abime ,Karakola gelmedi de…..Annem de kızardı….Bir polis Niyazi eksik diye…
Ben de Hasana,Marmaristekine dedim ki, bu bizim aile şerefimize yakışmaz….dedim, ben gelince gideyim Jandarmaya bilgi vereyim dedim….
Neyse Yazın Tekne ile uğraşırken aklıma geldi, Bir gideyim dedim, Jandarma Karakolu na ,Armutalan a.gittim…
Sordum, asker kaçaklarına kim bakıyor, Mehmet Başçavuş dediler, genç bir delikanlı,kendimi tanıttım,Cahit Güneşli nin ana bir kardeşiyim, aradığınızı duydum,onun için bilgi vermeye geldim dedim.Buyrun oturun .dedi Başçavuş,Aradılar celp evraklarını buldular sonunda, Selim bey nerde bu Şahıs?Sorma dedim bunun kahrından Anamın da ,Babamın da gözleri açık gitti.Hayırdır Selim Bey.
Yahu Başçavuşum, bizim Ana tarafından büyük büyük Babamız Harekat orduları komutanıydı, çok büyük bir Askerdi, onun için ailece bunun durumuna çok üzülüyoruz.ama elden ne gelir dedim.Babam çok uğraştı, hatta kalktı, zavallı adam İsveçlere kadar gitii, Cahit i ikna etmek için, fayda etmedi,Askerlik,maskerlik, ben yapmam dedi, tutturdu Cahit, diye anlattım.
Ama dedim ben artık bu işe bir son vermeye geldim dedim.Nasıl ? dedi Başçavuş.Dedim yakında emekli oluyor, Eylül sonu gibi, buraya gelecek, Dalamana dedim.Ben geldiğini haber vereceğim sana, gelir yakalarsın,Götür karakolu ama beni söyleme dedim.Yok, söylermiyim hiç dedi.
Yalnız dedim bir arzum var,Ne Abi? Dedi. Dedim bir asker elbisesi giydireceksin, fotoğrafını çekeceksin, bana vereceksin.Tamam Selim bey dedi.Dedim buna askerlik yaptırırlarmı? Zaten dedim onun bir bacağı aksar, ayrıca sol elinin serçe parmağı da sakattır,eh yaşta artık dolu dolu 65… dedim.Yaa dedi Başçavuş, acaba yanlış bi şey mi yapıyoruz dedi.Dedim ,olmaz, devlet yanlış yapmaz… Başçavuş rahatladımı, rahatsızmı oldu bilmem. Kapıya kadar uğurladı beni, Gel dedim Yalancı Boğaz dayım…. Tekneye gel…
Arada arıyor , abi ne oldu Cahit Abi geldimi? Diye, diyorum gelecek namussuz, merak etme, öyle deme be abi, zavallı, bilseydi böyle olurmuydu, zamanında bu işi yapardı diyor… Yakında bana Selim abi gel biz bu Cahit ab inin peşini bırakalım, dese şaşırmayacağım, ama olmaz… Devlet hata Yapmaz…..
Ağustos 2009


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder